Gazianteplilere ve basın mensuplarına teşekkür ederek konuşmasına başlayan Tuba Alaylı Özgüç, Türkiye’nin ağır bir ekonomik kriz ve geçim mücadelesiyle karşı karşıya olduğunu belirtti. Ekonomik göstergelerin vatandaşın günlük yaşamındaki gerçekleri yansıtmadığını savunan Özgüç, emeklilerin, işçilerin, çiftçilerin ve gençlerin artan hayat pahalılığı karşısında zorlandığını ifade etti.
Özgüç, ekonomik tablonun vatandaşın sofrasında, pazarda ve markette görüldüğünü belirterek, “Ekonomi yalnızca açıklanan rakamlardan ibaret değildir. Ekonominin gerçek karşılığı vatandaşın sofrasında, pazarda, markette ve ay sonunda elinde kalan paradadır” dedi.
Geçim sıkıntısının aile yaşamını da etkilediğini vurgulayan Özgüç, emeklilerin torunlarına harçlık veremediğini, ailelerin ise çocuklarının beslenme ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çektiğini dile getirdi.
Yatırım Fonlarındaki Tasfiye Sürecine Eleştiri
Yedi portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunun tasfiye edilmesiyle gündeme gelen süreci değerlendiren Özgüç, kamu kurumlarının denetim ve şeffaflık sorumluluğuna dikkat çekti. İYİ Parti tarafından konuyla ilgili TBMM’ye sunulan araştırma önergesinin iktidar kanadınca engellendiğini öne süren Özgüç, yaşananların tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini savundu.
Yetki ve sorumluluk arasındaki ilişkiye dikkat çeken Özgüç, “Yetkiyi tek adama verenler, yaşanan hiçbir şeyin sorumluluğunu üstlenmeye yanaşmamaktadır. Üzülmek, birikimini fonda kaptıran vatandaşın, açlık sınırındaki asgari ücretlinin hakkıdır; ama her yetkiyi alan iktidarın hakkı değildir” ifadelerini kullandı.
Sürecin aydınlatılması için ilgili kurumların ne zaman bilgi sahibi olduğunun ve denetimlerin zamanında yapılıp yapılmadığının açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirten Özgüç, yalnızca kişilerin değil, kurumların da sorumluluğunun ortaya çıkarılması çağrısında bulundu.
“Hakikatin Önünde Hiçbir Engel Duramaz”
Konuşmasında İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı açıklamalara da değinen Özgüç, gazetecilere ve medyaya yönelik uygulamalar üzerinden iktidarı eleştirdi.
Dervişoğlu’nun değerlendirmelerini aktaran Özgüç, gazetecilere yönelik polis baskınları, kayyum uygulamaları ve medya üzerindeki baskıların demokratik hukuk devleti ilkeleri açısından tartışılması gerektiğini ifade etti.
Özgüç, Genel Başkan Dervişoğlu’nun konuya ilişkin mesajını şu sözlerle aktardı:
“Gerçekleri duymak istemeyen iktidar, milletimizin de gerçekleri öğrenmesini istemiyor. Sabaha karşı gazetecilerin kapısına polis göndererek, kayyum atayarak, medyaya baskı uygulayarak ayakta kalacağını zannediyor. Hukuki bir sorun varsa gereği yapılır ancak şafak baskınları adaleti tesis etmekten öte, bir iktidarın ömrünü uzatma çabasıdır. Hakikatin önünde hiçbir engel duramaz.”
“Sahadan Sandığa” Çalışmaları Gaziantep’te Sürecek
İYİ Parti’nin Türkiye genelinde yürüttüğü eğitim ve saha çalışmalarına da değinen Özgüç, Gaziantep’te parti içi eğitimlerin ardından çarşı, pazar ve sivil toplum kuruluşlarına yönelik ziyaretler gerçekleştireceklerini belirtti.
Vatandaşlarla doğrudan temas kurmayı ve sahadaki sorunları yerinde dinlemeyi hedeflediklerini ifade eden Özgüç, Türkiye’nin yetişmiş ve nitelikli kadrolarıyla mevcut sorunların üstesinden gelebilecek kapasiteye sahip olduğunu söyledi.
“Türkiye Sahipsiz Değildir”
Açıklamasının sonunda Türkiye’nin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tuba Alaylı Özgüç, İYİ Parti’nin siyaset anlayışının merkezinde millet iradesi, Cumhuriyet’in kurucu değerleri ve demokratik hukuk devleti ilkelerinin bulunduğunu vurguladı.
Özgüç, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Milletimizin emin olmasını istediğimiz husus şudur: Türkiye sahipsiz değildir! Bizim siyaset anlayışımızın merkezinde millet iradesi, Cumhuriyetimizin kurucu değerleri ve demokratik hukuk devleti bulunmaktadır. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında; hukukun üstünlüğünün güvence altına alındığı, liyakatin esas olduğu, üreten ve kalkınan bir Türkiye hedefiyle çalışmalarımızı sürdüreceğiz.”


