Ös açıklamasına şöyle devam etti.Konkordato, borçlunun mali yükümlülüklerini yeniden yapılandırarak borçlarını ödeme imkânı bulmasını amaçlayan bir hukuki kurumdur. Sürecin önemli aşamalarından biri, İcra ve İflas Kanunu’nun 301. maddesi uyarınca, kesin mühlet süresi içinde gerçekleştirilen alacaklılar toplantısıdır. Bu toplantının temel amacı, alacaklılara borçlunun malvarlığı durumu ve konkordato teklifi hakkında bilgi verilmesi ve onların rızasının sağlanmasıdır.
KONKORDATO VE KOMİSERLERİN ROLÜ : EKONOMİNİN YENİ KURTARICILARI
Komiser, konkordato projesini tamamladıktan ve borçlunun mali durumuna ilişkin raporu hazırladıktan sonra alacaklıları toplantıya davet eder. Toplantı ilanı, toplantı tarihinden en az on beş gün önce yapılmalı; alacaklılara, toplantıdan önceki yedi gün içinde belgeleri inceleme imkânı tanınmalıdır.
İFLASIN EŞİĞİNDE : KONKORDATO YÖNETMELİĞİ VE KOMİSERLERİN HUKUKİ SORUMLULUKLARI
Komiser, toplantıdan önce alacaklıların kimlik tespiti ve yoklamasını gerçekleştirir. Alacaklılar toplantısına, alacak listesinde yer alanlar ile bilanço kayıtlarında bulunan alacaklılar katılabilir. Alacağı ihtilaflı olan alacaklıların toplantıya katılımı ise hâkim onayına bağlıdır. Toplantı yeter sayısına bağlı olmaksızın katılan alacaklılarla yapılabilir ve komiser toplantıya başkanlık eder.
HUKUKİ VE EKONOMİK DENGE : KONKORDATO KOMİSERLERİNİN SIRLARI
Toplantıda konkordato projesi görüşülür ve komiser tarafından sunulur. Komiserin raporu, borçlunun mevcut mali durumu, konkordatonun başarı ihtimali ve kaydedilen alacaklara dair değerlendirmeleri içermelidir. Proje, alacaklılar tarafından oylanır ve İİK madde 302’de belirtilen çoğunluk sağlandığında kabul edilmiş sayılır. Kabul edilen proje, komiser tarafından mahkemeye sunulur. Mahkeme, projenin İİK madde 305’te yer alan tasdik şartlarını taşıyıp taşımadığını değerlendirerek tasdik kararı verir. Sonuç olarak, alacaklılar toplantısı, konkordato sürecinde bilgi verme ve görüş alma işlevi taşıyan bir platformdur. Bu toplantı, konkordatonun tasdiki için ön koşul olan alacaklı rızasının tespiti bakımından kritik öneme sahiptir; ancak iflas sürecindeki gibi bir karar organı niteliği taşımamaktadır.
BORÇLU VE ALACAKLI ARASINDA KALAN KOMİSERLER : EKONOMİK GERÇEKLER
Konkordato, borçlunun alacaklılarıyla yaptığı teklifin yasal çerçevede yetkili makamlarca onaylanmasıyla, borçlarını belirli bir süre ve şartlar dâhilinde ödeme imkânı sağlayan hukuki bir mekanizma olarak da ifade etmek mümkün olacaktır. Kısaca konkordato, yasal koşullara uygun olarak mahkeme onayıyla borçlu ve alacaklı arasında kurulan zorunlu bir anlaşmadır.
KONKORDATO : İFLAS YÖNETİMİ Mİ, EKONOMİK İNTİHAR MI ?
15 Mart 2018’de Resmî Gazete’de yayımlanan 7101 sayılı Kanun’un 3. maddesiyle, kötü niyetli borçlular tarafından suistimal edildiği gerekçesiyle iflasın ertelenmesi uygulamasına son verilmiş; bunun yerine, borçların yapılandırılmasını daha şeffaf ve denetlenebilir hale getiren konkordato sistemi yürürlüğe girmiştir
KONKORDATONUN AMAÇLARI VE YARARI
Kanunun 285. maddesine göre konkordatonun amaçları; borçların vadesinin uzatılması, borç tutarında indirim yapılması, borçlunun iflasa sürüklenmesini önleme ve borçların makul bir biçimde tasfiye edilmesi olarak belirtilmiştir. Burada temel amaç, borçlunun borçlarını belli bir takvime ve plana bağlayarak borcunu ödemesine olanak tanınması ve iflasın önüne geçilerek işletmenin faaliyetlerini sürdürebilmesini sağlamaktır. Konkordatonun en büyük avantajı, borçlunun tamamen iflas etmeden, ödeme planı doğrultusunda borçlarını azaltarak ve vadeye yayarak ödeme imkânı bulmasıdır. Bu durum, alacaklılar açısından da avantajlıdır; Konkordatonun, borçlunun iflasını önlemesiyle alacaklıların alacaklarını daha yüksek oranda tahsil etmesine olanak tanır. Mahkeme tarafından onaylanan ödeme planı doğrultusunda borçlunun borçlarını yapılandırarak ödemesi sağlanır, bu da alacaklılar için önemli bir avantaj oluşturur.
İÇERİĞİNE GÖRE KONKORDATO ÇEŞİTLERİ
Vade konkordatosu, borçlunun borçlarını tamamıyla ödemesi koşuluyla, belirli bir süre tanınmasını veya bu borçların taksitlendirilmesini içeren konkordato türüdür. Borçlu, borcunu vade sonunda peşin ya da taksitler halinde ödeyebilir. Uygulamada vade genellikle tasdik kararının verildiği tarihte başlasa da, borçlu ön projesinde belirtmek kaydıyla bu başlangıcı kararın kesinleşme tarihine erteleyebilir.
Tenzilat (indirim) konkordatosu, borcun vadesi değiştirilmeden yalnızca tutarında indirim yapılmasını öngörür. Bu tür konkordatoda alacaklılar, alacaklarının belirli bir kısmından feragat eder; borçlu ise kalan kısmı ödeyerek borcun tamamından kurtulmuş olur.
Karma konkordato, borçlunun borcunun bir kısmını belirli bir süre sonunda peşin veya taksitle ödemeyi teklif etmesi durumunda ortaya çıkar. Ödeme süresi tanınan bu konkordato türünde, örneğin anapara için süre verilmesi ve bu süre boyunca faiz işletilmemesi gibi şartlar da karma konkordato kapsamına girer .




