ABD’nin bölgede artan askeri hareketliliği, İran’a yönelik olası bir müdahale ihtimalini yeniden gündeme taşıdı. Eski ABD Başkanı Donald Trump’ın son dönemdeki açıklamaları, diplomatik süreçten sonuç alınamaması halinde askeri seçeneğin devrede olabileceğine işaret ediyor. Ancak olası bir müdahalenin kapsamı, yöntemi ve nihai hedefi netlik kazanmış değil.
Washington’un İran’dan beklentileri; nükleer faaliyetlerin sonlandırılması, balistik füze kapasitesinin sınırlandırılması ve bölgedeki vekil unsurlara desteğin kesilmesi olarak öne çıkıyor. İran ise bu taleplerin tamamının aynı anda karşılanamayacağını savunarak müzakereye açık olduğunu belirtiyor.
Türkiye, tansiyonun yükseldiği bu süreçte aktif diplomasi yürütüyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, sorunun askeri yöntemlerle değil, kademeli ve diyalog temelli bir yaklaşımla çözülmesi gerektiğini vurguluyor. Ankara, özellikle nükleer dosyanın önceliklendirilerek adım adım ilerlenmesini öneriyor.
Türkiye, İran’a yönelik doğrudan bir askeri müdahalenin bölgeyi daha derin bir istikrarsızlığa sürükleyeceği görüşünde. Bu nedenle tarafları diplomasi zemininde tutmaya çalışırken, bölgesel sorunların dış müdahaleler yerine bölgesel sahiplenme ile çözülmesi gerektiğini savunuyor.